Farklı ülkelerden Türkiye’ye gelen tur bisikletçilerine yaptığım ev sahipliğinde bu seferki misafirim Güney Koreli Dong Hyun Lee. Lee ile diğer misafirler ile olduğu gibi warmshowers.org üzerinden mesajlaşıyoruz. Kendisi bu platforma yeni üye olmuş ve ne bir profil fotoğrafı nede bir olumlu/olumsuz feedback’i var. Hal böyle olunca misafir edip etmeme konusunda ister istemez biraz tereddüt ediyorum. Kendisinin facebook adresine ulaştıktan sonra arkadaşlarından Evren isminde birini buluyorum. Evren ile görüştükten sonra Lee’ye güvenebileceğime karar veriyor ve kendisine evimin kapılarını açıyorum.

Evren, Ankara Kazan ilçesinde yolunu kaybeden Lee’ye bir gece ev sahipliği yapmış. Kendisinin ne bisiklet ile ne de bu platform ile ilgili herhangi bir bilgisi bulunmamasına rağmen Lee’nin o an ki çaresizliğine göz yumamayıp evinde misafir etmiş. Lee hakkında kendisinden aldığım olumlu bilgiler doğrultusunda bir fotoğraf veya bir feedback’i önemsemeyip Lee için ilk warmshowers ev sahipliğini ben üstleniyorum. Ayrıca Lee sayesinde Evren’le de tanışmış oluyorum ve bisiklet sayesinde arkadaş sayımı bir adet daha arttırıyorum.

20140930_174739

Lee ile buluşma noktamızı ve zamanını ayarladığımız yerde buluşuyoruz. Yorgun olduğu her halinden belli olan Lee’yi bir an önce eve götürüyorum. Ben yiyecek birşeyler hazırlarken oda duş alıyor. Birlikte güzel bir yemek yiyoruz. Ona türk lezzetlerinden dün kendi yapmış olduğum mantarlı tavuk sote ve kısır bunların yanına da lahmacun söylüyorum. Yemek yeme sitilime bakıyor önce biz nasıl yemek yiyoruz diye. Dolapta bulunan şalgamdan da tattırıyorum lakin pek beğenmiyor. Tabi bizde zorlama yok. Zaten her şeyden önce azar azar denettiriyorum beğenirse devamı geliyor 🙂 Yemek esnasında Lee ile tam anlamı ile tanışıp yaptığı bisiklet turu hakkında bilgi alıyorum. Lee 30 yaşında. Kore’den Ankara’ya uçakla gelip buradan tura başlıyor ve son durağı Portekiz. 2 aylık süre ayırmış bu rota için. Çevre ile ilgili olan bir işi var fakat bu aralar çalışmıyormuş. Bu boşluğu da fırsata dönüştürüp böyle bir gezi planlamış.

IMG_20140930_185620

Yemeğimizi yedikten sonra tatlı yemek ve biraz da gezmek için çıkıyoruz dışarıya. Gebze’de gezilecek nereler var bende tam bilmiyorum ama olsun. Pastanede güzel bir karışık baklava ve çay çok hoşuna gidiyor. Bu iki lezzeti beğenmeyen turist görmedim zaten. Buna artık şaşırmıyorum. Ayrıca ne hikmetse bizim çayımızı ve çay kültürümüzü çok seviyorlar. Kendisine yol boyunca birçok kahvehanede çay ısmarlayan olmuş.

20140930_200338

Çaylarımızı içtikten sonra Gebze merkezde bulunan tarihi Çoban Mustafa Paşa camisini geziyoruz. Girişte ilk gördüğü namaz kılan kişiyi imam mı diye sorması beni şaşırtıyor. Konu buradan açılınca başı açık kadınları gösterip bunlar müslüman değil mi diye soruyor. Bende açıklıyorum kendisine dilim döndüğünce. Yanlış bir şey anlatmamak içinde dikkat ediyorum. Dinimizi gerçekten merak eden Lee ‘den ilginç ilginç sorular gelmeye devam ediyor. Kadınların yüzünü tamamen mi kapatmaları gerekiyor, evde de böyleler mi, kaç yaşında kapanmaları gerekiyor gibi bir çok soru soruyor. Ayrıca bir dikkatini çeken şeyde, Türkler şaşırdıklarında neden “Allah Allah” diyorlar? Yahu gelde anlat şimdi bunu ona. Neyse bu konuyu da bir şekilde anlatmaya çalışıp geçiştiriyorum. Daha sonra düşününce biz bu duruma her ne kadar alışmış olsakta dışarıdan gelen yabancı bir insan için alışılmadık bu durumun şaşkınlık yaratması gayet normal.

Türkiye’de pedallağı sürede yaşadığı olaylardan bahsetmeye başlıyor. Futbol maçlarına olan ilgimiz dikkatini çekmiş olsa gerek. FB ve GS takımlarımızın da adını daha önceden duymuş. Ayrıca kaldığı hosteller de izlemek zorunda kaldığı “O Ses Türkiye” programını anlatmaya çalışıyor ama programı kendisi yanlış anlamış sanırım. Bana “Yetenek Sizsiniz Türkiye” programını izledim diyor. Ama herkes şarkı söylüyor falan derken tv ile arası pek olmayan ben sonradan anlıyorum olayı ve açıklıyorum izlediği programın sadece bir ses yarışması olduğunu.

Konu konuyu açıyor ve savaşlara kadar geliyor. Sınır hattımızda olan gerginlik hakkında gerçek bilgiler almak istiyor. Bir grup arkadaşı gezi için gelmek istemişler fakat olaylardan sonra vazgeçmişler. Savaşlardan konu açılınca Kore Savaşında dedelerimizin onlara yaptığı yardımların sözünü de edemeden duramıyor kendisi. Bu yüzden Türkiye ile Kore arasındaki bağların iyi olduğunu söylüyor. Kendisine Türkiye’de en çok sorulan sorulardan biri de;

-Nerelisin?
-Kore
-Güney mi Kuzey mi?

Güney ve Kuzeyin anlamlarını öğrendikten sonra şimdi daha iyi anlıyor bu soruların neden sorulduğunu. Malum Kuzey Koreliler pek sevilmez bizler tarafından. Oda bunu biliyor aslında. Bende kendisine Güney Kore’liyim demeyi öğretiyorum. Türkçe öğrenme isteği de var aslında. Yemekten sonra ne denir? Günaydın, gibi birçok şeyi sorarak öğreniyor. (E tabi turist olduğunuz bir ülkede o ülkenin dilini konuşarak insanlara sempatik gözükebilirsiniz.) Kız arkadaş meselesine geliyor konu, kendisini kız arkadaşı var ve askerliğini yapmadığı için evlenememişler şimdiye kadar. Şimdi askerliğini yapmış ve artık evlenebiliriz diyor. Bende kendisine teselli olarak merak etme bizim ülkemizde de askerliğini yapmayana kolay kolay kız verilmediğini anlatıyorum. Bol kahkahalı gülüşmelere sebep oluyor bu konuşmalarımız.

Eve geri dönerken terziden pantolonumu almak için duruyoruz. Terzi abimiz beni çok sever ve yanımda çekik gözlü birini görünce de misafirin Özbek mi diye soruyor. Kısaca anlatıyorum durumu kendisine. Hemen oda başlıyor muhabbete. Türkçe ve beden dilini o kadar iyi kullanıyor ki kulaklarım duymasa ben bile ne demek istediğini anlardım. Güzel bir ayran ısmarlıyor bize. Yeri gelmişken belirteyim Lee çok az da olsa sigara kullanıyor. Terzi dükkanına girmeden önce içiyordu. (Sigara içmeden önce her seferinde izin isterdi. Sokakta dahi olsak önce benim iznim ve daha sonra burada içmek seberst mi diye sorardı.) Sigara içtiğini gören terzi abimiz zamanında sigaradan o kadar çok çekmiş ki neler anlatıyor neler. Lee bunların çoğunu kelime olarak anlamasa da anlatılmak isteneni o kadar iyi anlıyordu ki. Muhabbet güzeldi fakat artık eve dönme vakti.

20140930_215402

Gece çok geç olmadan eve dönüyoruz. Yarın ben işe o ise yola koyulacak. Eve geldiğimizde kendisine warmshowers’ı nasıl kullanacağı hakkında bilgiler veriyorum ve nasıl daha kolay host bulabileceği ile ilgili bir takım ipucları veriyorum. Warmshowers  üzerinden ona ilk ev sahipliği yapan kişi ben olduğum için çantasında taşıdığı kendisini hatırlatacak küçük hatıralardan bırakıyor bana. Normalde bir adet vermesi gerek biliyorum ama sen bana ilk evini açan kişi olduğun için iki farklı hediye vermek istiyorum diyor. Her ne kadar kabul etmek istemesem de onu kıramayıp bu küçük hediyeleri kabul ediyorum. Hediyelerden biri Kore’de damat adayını simgeleyen bir figür diğeri ise üzerinde Kore’ye ait figürler ve yazılar olan kitap ayıracı. Ayrıca kendisine ait kartvizit veriyor bana bende hatıra olması için ismimin Kore’ce karşılığını yazmasını istiyorum arkasına. Yazmadan önce bir ayrıntıyı soruyor bana ismim ile ilgili. Okunuş olarak Musab mı yoksa Muusab mı diye. Buradan anlıyorum ki arada ki “u” harfi uzatılıyor olsa farklı yazılacak 🙂 Bu arada bende türk kahvesi hazırlıyorum ikimize. Kahvelerimizi yudumlarken İstanbul’da gezilecek önemli en güzel yerler hakkında konuşuyoruz. İnternette çok gezilecek yer var biliyorum ama senin gibi bir gezgin için nereleri tercih etmem daha doğru olur diyor. Tabiki gönül ister ki her yerini gez ama zamanı az ve ulaşım aracı bisiklet olunca bir takım yerlere gitmek zor olabiliyor. Fakat gezi planı konusunda aynı benim taktiği uyguluyor. Bende bir yere gitmeden internetten her ne kadar araştırma yapsamda yerel halktan daha güzel bilgiler almayı her zaman önemserim. Kendisine gezmesi gereken yerleri anlattıktan sonra kısaca kendi yaptığım gezilere ait fotoğrafları gösteriyorum. Geceyi bu şekilde bitiriyor ve yataklarımıza yatıyoruz.

20141001_001044

Sabah uyandığımda Lee -Günaydın diye sesleniyor. Evet evet Türkçeyi öğrenmeye başlıyor 🙂  O eşyalarını hazırlarken bende kahvaltı hazırlıyorum ve kahvaltımızı yaptıktan sonra artık ayrılık vakti geliyor. Kendisine çok kez İstanbul trafiğinde dikkatli olmasını söyledikten sonra bir yabancı bisikletçi misafirim ile de vedalaşıyorum.

Kim bilir belki bir gün yeniden bir yerlerde karşılaşır mıyız..

작별 인사  리  (Güle Güle Lee)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Post Navigation