Güzergah: Bolu – Gerede – Karabük – Safranbolu

Turumun en uzun mesafesini bugün gideceğim için sabah olabildiğince erken kalkıyor ve Emre’nin annesinin hazırladığı güzel kahvaltımızı yaparak yola çıkıyoruz. Emre’de Gerede’ye kadar bana eşlik edeceği için buna çok seviniyorum. Güneşin doğuşuna doğru yol alıyoruz. Yeniçağa’ya yaklaşırken karşıdan esen rüzgar hızımızı oldukça düşürüyor ve Emre ile sürekli yer değiştirerek birbirimizin rüzgarını kesme konusunda yardımcı oluyoruz.

Yeniçağa’ya varmadan yol üstünde Köroğlu Dinlenme Tesislerinde küçük bir mola verip bir şeyler atıştırıyoruz. Yeniçağa girişinde olan MYO önünde durup fotoğraf çekerken güvenlik görevlisi bayan yanımıza geliyor ve muhabbet ediyoruz. Daha öncede buradan gelip geçen bisikletçiler olduğunu ve bir keresinde sağanak yağmurda bisiklet süren bir turcuya yardımcı olduğunu anlatıyor. Yeniçağa Kuş Cenneti hakkında kendisinden bilgi alıyorum fakat söylediğine göre şuan sadece adı kuş cenneti olarak kalmış. Şimdi gitseniz çok fazla kuş göremezsiniz diyor. Buralara kadar gelmişken yinede uğramak istiyoruz ve dediği gibi haklıda çıkıyor. Kuş cenneti olarak anılan yerde kuşlardan eser yok. Belkide göç mevsimidir bilemiyorum. Fakat gölün kenarında Osmanlı Konağı bulunuyor. Burada Çağa Gölü yaban hayatı koruma ve bio çeşitliliği araştırma merkezi kurulmuş. Yeniçağa’dan sonra meşhur Gerede tırmanışı başlıyor. 1400m üzeri rakıma kadar tırmanıyoruz. Bolu’da matarasız turlasanız da susuz kalmazsınız diye bu konuyu tekrardan dile getirebilirim. Yol kenarlarında buz gibi suyu akan çeşmelere sık sık rastlamanız gayet normal.

Gerede şehir merkezine girdiğimizde her yerde olduğu gibi yine çocukların ilgi odağı oluyoruz. Bisikleti ile yanıma gelen bir çocuk kaskımı denemek istiyor ve bende kendisini kırmıyor kaskı takmasına izin veriyorum. Çocukların gönlünü aldıktan sonra kendimizi bir esnaf lokantasına atıyoruz. Protein ihtiyacımızı karşılamak üzere sebzeli tas kebabı oldukça iyi geliyor. Safranbolu’ya kadar idare eder bu yemek beni. Yemek yedikten sonra Emre buradan geri dönüyor ve kendisi ile vedalaşıyorum. Tura başladığım da olduğu gibi artık yine tek başıma yola devam ediyorum.

Horhor Geçidine (1320m) geldiğimde ise bisiklet ile ilk defa bir geçidi geçmenin heyecanını yaşıyorum. Sanki bu benim için bir zaferdi. Karabük il sınırları içerisine girdikten sonra Kemikli Geçidini de (1325m) geçiyorum. Bugün kendi rekorlarımı oluşturma/tazeleme günüydü sanki. Muhtemelen Safranbolu’ya ulaştığımda da yaklaşık 135 km ‘lik bir yol yapmış olacaktım. Eskipazara 3km uzaklıkta olan Hadrianoupolis Antik Kentini gezmeye vaktim olmadığı için es geçiyorum.

Eskipazar tarafına döndükten sonra artık yokuş aşağıya gitmenin keyfini çıkartıyordum. Çıkmış olduğum yokuşların verdiği yorgunluğu bu inişlerde atıyordum. Yol kenarında Dallas Çiftliği olarak adlandırdıklarını söyledikleri süt mısırı ve çay gibi hizmetleri olan bir yerde mola veriyorum. Burada benim gibi uzun yol yapan kamyon şoförü abiler ile tanışıyor ve sohbet ediyorum. Kendilerine yollarda yaşadığımız bazı zorluklardan bahsediyorum ve hassas olduğumuz konuları dile getiriyorum. Sağolsunlar anlayışla karşılıyorlar.

Karabük’e yaklaşık 10 km yolum kalmış. Yol üstünde benim güvenliğim için problem olabilecek birkaç köy olduğunu ve bundan dolayı istersem beni Karabüğe kadar götürebileceğini söylüyor şoför abiler. Bende önce düşünüyorum sonra kendimi riske atmamak için bu teklifi kabul ediyorum. Sonuçta kendileri her gün bu yolu gidip geliyorlardı ve yolun durumunu benden daha iyi bildikleri kesindi. Bisikleti tırın dorsesine yüklüyoruz ve yokuş aşağı gideceğim bu yolu tır üstünde gitmek zorunda kalıyorum. Yol üstünde gördüğüm manzaralar ise bahsettikleri durumu kanıtlar nitelikte oluyordu.

Karabük Demirçelik fabrikasına geldiğimizde iniyorum ve Safranbolu’ya doğru yol alıyorum. Safranbolu’da oturan teyzemler tatilde oldukları için anahtarı bir yakınlarına bırakıyorlar ve bende oradan anahtarı alıp bugün teyzemler de kalacağım. Anahtarları alıyorum ve eve gidiyorum ki çelik kapı alt ve üstten kilitlenmiş fakat üst tarafın anahtarı bu anahtarlıkta yok. Teyzem bu duruma üzülüyor ve küçük bir telefon trafiği ardından bana PTT misafirhanesinden bir oda ayarlıyor. Her ne kadar evin bahçesinde çadır kurmak istesem de teyzem daha rahat bir yer ayarlamak istiyor. Oldukça yorgun olduğum için bir an önce PTT misafirhanesine gidiyorum. Daha önce birkaç kez gelip gördüğüm Safranbolu’yu tekrar gezmek yerine dinlenmeyi tercih ediyorum.

Tur Bilgileri

Günlük Alınan Mesafe: 132km
Ortalama Hız: 17.66km/s
Toplam Alınan Mesafe: 522km

Yükseklik Grafiği

Bolu - Gerede - Karabük - Safranbolu Yükseklik Grafiği

Bolu – Gerede – Karabük – Safranbolu Yükseklik Grafiği

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Post Navigation