Şehrin hava ve gürültü kirliliğinden kurtulmak için alternatif mekanlarım arasında yer alan Ballıkayalar Tabiat Parkına bu sefer bisikletim ile bir tur yapacak olmam bu olaya farklı bir heyecan katmıştı. Yeni taşındığım Kocaeli/Gebze ilçesine yakın olan bu parkı daha önce 3 kez trekking yapmak için ziyaret etmiştim. İş yerinden Ahmet arkadaşım ile yaptığımız planda Ballıkayalara bisikletle giderek orada trekking yapacaktık. Genelde bisikletle gezi turları yapıyordum fakat bu turu yapmamın asıl amacı antrenman niteliği taşımaktaydı. Bundan dolayı uzun turlara çıktığımda yanıma aldığım tüm malzemeleri almıştım. Sabah 09:00 gibi çıkmayı planladığımız tura Ahmet arkadaşımın kullanacağı bisikletimin ön disk freninde oluşan problem nedeniyle 10:00 gibi ancak çıkıyoruz. Kahvaltıyı Ballıkayalarda yapmayı planlıyoruz ve kahvaltılıklarımızı alarak yola koyuluyoruz.

Hava bisiklet sürmek için gayet güzel, güneş tepeden sırıtıyor olsada aslında hava soğuk ama bu havalarda bisiklet sürmeyi seviyorum. Gebzede yeni olduğum için yolları çok fazla bilmiyorum. Bundan dolayı sıklıkla yol tarifi alıyoruz veya gps’ten yardım alıyoruz. Her ne kadar yol tarifi alsakta sapmamız gereken yeri kaçırıyoruz. Çok fazla sürmeden yanlış yolda olduğumuzu anlayınca gidonlarımızı Tavşanlı Köyüne doğru çeviriyoruz. Tavşanlı Köyü içerisinde Ballıkayalara gideceğimiz yolu öğrendikten sonra kestirme olması için patika yollardan bisikletleri elimize alarak devam ediyoruz. Ballıkayalar tabelalarını görünce mutlu oluyoruz. Yol güzergahı ise inişli çıkışlı yokuşlardan oluşuyor. Çok fazla araç trafiği olmasada iki araç yanyana geçerken oldukça dikkatli olmak gerekiyor.

Ballıkayalara vardığımızda oldukça acıktığımızı hissediyoruz ve hemen göletin karşı tarafındaki masalara geçerek kahvaltımızı yapıyoruz. Biraz dinlenip trekking için hazırlık yapıyoruz. Bisikletlerimizi mangal yapmak için gelen bir ailenin yanına kitleyerek emanet ediyoruz.

Daha öncede burada 3 kez trekking yaptığım ve kanyonun sonunda neler olduğunu bildiğim için bu sefer uzun soluklu bir trekking yapma taraftarı olmuyorum. Kanyonda belli bir kısma kadar gidip biraz stres atıyor ve üzerimizdeki statik elektriği boşaltıyoruz. Doğa ile iç içe oluyoruz ve birazda kaya tırmanışı yapanları izliyoruz.

Kendimizi doğanın güzelliğine kaptırınca vaktin nasıl geçtiğini anlamıyoruz tabi. Karanlığa kalmadan dönüş yapmak istiyoruz. Dönüş yolunda gitmemiz gereken asıl yoldan döndüğümüzde fabrika bacalarından çıkan dumanları solumak mecburiyetinde kalıyoruz ve bu durum hiçte hoşumuza gitmiyor. Keşke yanlış geldiğimiz yoldan geri dönseydik diyede düşünüyoruz. Ayrıca bu fabrikaların önlerinde kimisi bağlı kimisi bağlı olmayan birçok köpek bulunuyor ve çoğu kez bu köpekler yüzünden durmak zorunda kalıyoruz. Fabrikalara girip çıkan kamyonlarda olduğundan yolda çok fazla toz oluşuyor ve buda bizi olumsuz etkiliyordu. Kafamızı dinleyip rahat bir nefes aldık derken dönüş yolunda gördüklerimiz ve yaşadıklarımız biraz olsun canımızı sıkıyor.

Fakat yinede böyle bir turu yapma imkanımız olduğu için mutluyuz. Bir dahaki sefere ise MTB (dağ) bisikletim ile buradaki trekking parkurunu tamamlamak gibi bir düşüncem var. MTB bisiklet ile öncelikle engel aşma antrenmanları yapıp daha sonra bu parkurda keyfini çıkartmayı düşünüyorum.

Tur Bilgileri
Toplam Mesafe : 30km (bisiklet) 4km (trekking)
Hava Durumu : 5-15°
Yol Güvenliği : Bisiklet sürüşü için dikkat gerektiriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Post Navigation